Tıp, tarihin kadim vakitlerinden beri insanlığın önem verdiği ve ilgi duyduğu (b)ilim dallarından biri olmuştur. Antik Yunan’dan Mısır’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar tarihe mührünü vurmuş birçok büyük medeniyet, tıp ilmine özel bir ilgi göstermiş; hastalıklar, tedavi yöntemleri, ilaçlar, terkipler ve cerrahi müdahalelerle ilgili çeşitli bilgilerin yer aldığı eserler meydana getirmiştir. Ruh ya da bedenlerinde tezahür eden fiziki, kimyevi ve anatomik rahatsızlıklarına derman arayan insanlar; şifa bulunduğuna inanılan halk inanışlarına ya da tıp ilmine vakıf kaynaklara, kişilere, hekimlere müracaat etmişlerdir. Bu bağlamda tıp ilminin içinden yetişmiş ya da tecrübesi nedeniyle konuya vakıf olan şairler, edindikleri tıbbi bilgi ve tecrübelerini çeşitli mazmunlar ve terimler yoluyla şiirlerinde kullanmışlardır. Doğrudan veya dolaylı yoldan hekimlik bilgisine sahip azımsanmayacak sayıda şairi bünyesinde bulunduran klasik Türk şiirinde, dönemin tıp jargonunda yer alan bazı terimler birer metafor olarak karşımıza çıkmaktadır. Klasik Türk şiiri şahıs kadrosunun başrolünde yer alan sevgili tipine, şair tarafından kimi zaman hekim imajı ve kimliği yüklenmiştir. Bu misyon nedeniyle sevgilinin hekim kimliği, sağaltıcı/şifa verici yönü, hasta-hekim ilişkisi bağlamında âşıkla olan münasebeti, hekim ve hasta algısı ile hekimlik uygulamalarının şiire yansıması gibi çok sayıda konuyu şiirlerde bulmak mümkündür. Bu çalışma kapsamında, tedavi edici olarak görülen sevgili ve sürekli hasta konumunda olan âşık tipi üzerinden tedavi şekilleri, tedavide kullanılan sevgilinin fiziksel unsurları ve mekânı, iyileştirici etkiye sahip terkipler ve diğer tıbbi bilgilerin şiirlerde kullanımının ve işlenişinin tespiti amaçlanmıştır.
Klasik Türk şiiri, âşık, sevgili, şifa, hasta.