Makalede XVII. yüzyıl Azerbaycan şairi Mesihi yaratıcılığınta çevgan oyununun gelişim işlevleri ele alınmış ve bundan hareketle eski Türklerde at yetiştiriciliği ve at kültü konuları incelenmiştir. Öncelikle atın ev hayatındaki rolünden ve onu evcilleştirip binek olarak kullanan ilk kişinin bir Türk olduğundan bahsedilmiştir. Bu tür bilgiler veren kaynaklar arasında Kaşgarlı Mahmud’un “Divanü luğati’t-türk”ü, eski Türkçe yazılı abideleri, “Kitabi Dede Korkut”, “Köroğlu” destanları, masallar ve çok sayıda halk yaratıcılığı örneklerinde atın insana dost olarak yer aldığı bulunmaktadır ve özel isimlerle anılır. Eski Türklerin atlara olan sevgisi ve bağlılığı arttıkça kutsallaştırılmaları da kaçınılmaz hale geldi ve bir kült işlevi görmeye başladı. Ancak savaşlar atları idare edebilen gençlerin yetiştirilmesini, yarışma ve oyunların düzenlenmesini gerekli kılmıştır. Bu tür at oyunlarından biri ve en ünlüsü çevgan oyunudur ki, yazıda oyunun özellikleri ele alınmış, oyunun ve çevgan kelimesinin etimolojisine açıklık getirilmiştir. G. Tebrizi, N. Gencevi, İ. Nesimi, G. Burhaneddin gibi klasik şairler de bu oyuna ilgisiz kalmamışlar, fikirlerinin şiirsel anlatımında oyunun unsurlarını bir araç olarak kullanmışlardır. XVII. yüzyıl şairi Mesihi’nin eserinde de çevgan oyunu kullanılmıştır. Şair bu oyunun çevgan, meydan ve top gibi unsurlarını mecaz olarak kullanmıştır. Bazen de tasavvufi düşüncelerine sembolik bir anlam yükleyerek yansıtmıştır. Şairin eserlerinde çevgan ay, arif, top âşık ve birlik – vahdet, at ise engel, perde v b.ile sembolize edilmiştir.
At, tasavvuf, at kültü, çevgan oyunu, arif, aşık.