Tabiattaki bütün canlılar hayatlarını idame ettirebilmek için barınmak ve beslenmek zorundadır. Bütün canlılar gibi insanoğlu da yiyeceğe ulaşmak amacıyla birtakım mücadelelere girişmiş, savaşlara atılmış, daha bol ürün alabileceği ve sürülerini otlatabileceği geniş ve verimli topraklar aramıştır. Zaman içinde diğer canlılardan farklı olarak insanoğlu kendine has beslenme yolları ile çeşitli teknikler geliştirmiştir. Ateşi bulmasıyla pişirmeyi öğrenmiş ve elde ettiği besinleri çiğ, pişmiş, tuzlanmış, kurutulmuş biçimde muhtelif şekillerde üretip tüketmeye başlamıştır. Böylece gerek hayvanlardan gerek bitkilerden elde ettiği besinleri farklı şekillerde tüketmeyi keşfeden insanoğlu, yaşanılan iklime ve coğrafyalara bağlı olarak şekillendirdiği yaşam tarzıyla, beslenme ve mutfak kültürünü oluşturmuştur. Beslenme ihtiyacının zamanın ilerleyişine paralel olarak kültürel dönüşümlerine şahit olunan bu sürecin diğer kültürel unsurlar gibi ortak kimliğe dair veri sağlaması bakımından Altay toplulukları için önem arz ettiği düşünülmektedir. Türk kültüründe törenler, toplumun birlikteliğini sağlamasının yanı sıra sosyokültürel bağlamda geleneksel uygulamaların icra edilmesi bakımından işlevsel olarak da pek çok açıdan ortak belleğin oluşumuna büyük katkı sağlamaktadır. Çalışmada, bu katkıyı sağlayan uygulamalardan biri olarak tören yemekleri ele alınacaktır. Türkistan’dan Anadolu’ya yapılan göçler sonrasında iklimin, coğrafyanın getirilerine göre farklılaşan mutfak kültürünün Anadolu’da törensel boyutta nasıl bir seyir izlediği, benzerlik ve farklılıklarının Altay topluluklarında geçiş dönemlerinde (doğum, evlenme, ölüm) icra edilen törenlerde yapılan yemeklerle ritüel boyutunda nasıl yaşatıldığı irdelenerek kültürel birlikteliğin tarihî seyri içinde tören yemeklerinin konumu değerlendirilmiştir.
Mutfak kültürü, tören yemekleri, geçiş dönemleri, ritüel, kültürel bellek.